|
ÖRESİN HAN

Aksaray-Nevşehir yolu üzerinde Alayhan'a 12 km.
Ağzıkarahan'a 6km. mesafede,
Öresinhan yapılmıştır. Küçük ölçüde 560 m.
Avlusuz inşa edilmiştir. Olduğundan daha büyük
yapıldığı sanılan han, ziyarete gelenler
üzerinde esrarlı bir mekan etkisi yapmaktadır.
Ortadaki pantantifli aydınlık kubbesinde kesişen haçvari
iki tonoz, girişte ve arka duvarda birer paralel
tonoz olarak, beş nefli değişik bir planı
vardır. 1278 tarihli çay hanın planından daha
geç bir gelişme gösterir. Cephesi ve portali
yıkılmış, kitabesi yok olmuştur. Elde kesin bir
bilgi olmamasına rağmen, zikredilen bu hanın XII.
yy. sonlarında yapıldığı sanılmaktadır.
>ALAYHAN
Aksaray-Nevşehir yolunun 35.km.'sinde,
yolun her iki yanında yer alır. Alayhan,
Anadolu'da ilk sultan hanı olarak karşımıza
çıkmaktadır. 2. Kılıçarslan tarafından
1156-1192'de Aksaray yakınlarında,
kervansaraylar yaptırıldığı sanılmaktadır.
Avlusu yıkılmış olan Han sultanhanlarda görülen
nişli iç portal, ortasındaki ışık kubbesinde
orta tonoz ve iki yanda yedişer dikey tonoz
olarak, klasik Selçuklu kervansaraylarının plan
ve mimari özelliklerini bir arada toplamaktadır.
İç cephe ve ileri fırlayan portal oldukça iyi
durumdadır. Sade ve kuvvetli ifadesiyle bir
devre ait olduğunu göstermektedir. Geniş
bordürde içiçe iki sekizgenden ibaret geometrik
motiflerin, haçvari ve diagonal dörtlü kollarda
birbirine bağlanmasından meydana gelen taş
süslemeler karakteristiktir. Anadolu'da ve
Selçuklu yapılarında görülen bu süsleme XII. yy.
sonu ile XIII. yy. başında ortaya çıkmıştır. Dar
bordürde ve mukarnaslı nişin etrafını çeviren
süs kemerlerinde birbirini kesen yarım
sekizgenlerin meydana getirdiği dörtlü düğüm de
eski Türk süslemelerinin devamıdır. Bundan başka portalda mukarnas
sıralarının en altında, orta sırada sitilize
olarak iki gövdeli ve başı cepheden gösterilmiş
bir arslan figürü sembolik bir görünüştür.
Kılıçarslan'la ilgili bir arma olarak en göze
çarpan yere konulmuş olması akla gelen ilk
husustur. Tüm bu hususlar gözönüne
getirilince, Alayhan, II.Kılıçarslanın son
yıllarında 1192'de tamamlanmış ve daha o zaman
büyük sultanhanların gelişmiş haliyle klasik
öncüsü olarak ortaya çıkmıştır. Alayhanın adı
sonradan verilmiş olabilir. Bundan zamanımıza
kadar tipteki Sultan hanına kadar geçen, çeyrek
asır içerisinde yapılan başka Sultanhanları
kaybolmuştur.
AĞZIKARAHAN (HOCA MESUD
HANI)

Aksaray-Nevşehir karayolunun 15 km.'sinde
bulunan han Osmanlı kaynaklarında Hoca Mesud
Hanı olarak geçmektedir. Han miladi 1231
tarihinde Alaaddin Keykubat tarafından
başlatılmış 1239 tarihinde Gıyaseddin Keyhusrev
tarafından tamamlanmıştır. Hanın portalinde
Selçuklu devri mimarisinin bütün süslerini ve
hususiyetlerini görüyoruz. Eskiden kitap kopya
edenlere (ağzıkara) derlerdi. Hattatlar
yazdıkları yanlış kelimeleri parmaklarını
ağızlarına götürerek yalamak süratiyle
yanlışlarını düzelttikleri için ağızları daima
kara olurdu. Büyük Türk Sadrazamı Nevşehirli
Damat İbrahim Paşa hattatların ayaklanması
sonucunda şehit edilmiştir. Tarih onun ölümünü
hazırlayanları ağzıkaralar, karaağızlılar
şeklinde nitelendirmektedir. Bu köyün yeni olan
adını bir istinsahçı (kopyacı)'dan aldığını
zannediyoruz. Ağzıkarahan kervansarayı, hamamı,
imareti, yazlık ve kışlık yerleri, çeşmeleri,
gözetleme kulesi ile tam teşeküllü bir
kervansaraydır. Bu kervansaray aynı zamanda
müstahkem bir askeri konak ve sığınaktır.
Duvarın üstünde dört tarafında kale
burçlarındaki gibi dendanlar vardır. Hacı Ali
Paşa Aksaray'daki köprülerden birini tamir
ederken ve yenilerken taşlarını bu hanın
üstündeki dendanlardan söktürmüştür.
SULTANHANI

Aksaray'ın 42 km. batısında,
Sultanhanı kasabasında bulunan Kervansaray
1229'da 1. Alaaddin Keykubat tarafından
yaptırılmıştır. 1278' de Gıyaseddin Keyhüsrev
tarafından genişletilmiştir. Dıştan yazlık ve
kışlık bölümlerin boyu 116.90 m..dir Yazlık
kısmının eni 49.35 m. boyu 61.75 m.'dir. Kışlık
kısmının eni ise 32.90 m boyu 55.15 m.'dir.
Yazlık ve kışlık kısmının toplamı 4866 m²'yi
bulmaktadır.
Yazlık kısmının geometrik
şekillerle süslenmiş muhteşem bir portali
vardır. Han içinde bulunan tüm yapı özellikleri
itibariyle Sivas'taki Gök Medreseye
benzemektedir. Sivri kemerin hemen altında (Elminnetül
Lillah) 'Kudret Allahındır' duası yazılıdır.

Kervansarayın ilk kitabeside
mukarnaslı dış portal nişini çeviren süs
kemerinin iki tarafında altıgen madalyonlar
içinde sağda ve solda yer almaktadır. Uzun bir
dehlizden geçtikten sonra avluya varılır. Burada
arabalara mahsus revak şeklinde yerler, sol
tarafında ise kemerli ve yolculara mahsus
odalar, salonlar, iki hamam ve ambarlar vardır.
Avlunun ortasında Sasani
ateşgedelerinde olduğu gibi dört kemer üzerine
dayanmış bir mescit bulunmaktadır. Bu mescit
Selçuklu süsleme sanatının en güzel örneğini
sergilemektedir. Yazlık kısmın sonunda, batı
duvarında tezyinat bakımından giriş portalinden
geri kalmayan bir portali vardır. Bununda dış portalde
olduğu gibi sağında solunda birer niş
bulunmaktadır. Kitabe kemer ve nişlerin
üzerindedir.

Basık kemerli bir kapıdan
girilince kışlık kısma geçilir. Üstü tonozla
örtülü bu kısım kare kasetli dört kısa, sekiz
ayak dizisi, beş sahana ayrılmaktadır.Ortadaki
sahan diğerlerinden daha büyük ve geniştir. Tam
ortadaki yerin yukarısı pandantiflerle sekiz
kenarlı kasnağa oturan bir kenarlı kasnağa
oturan bir kubbe ile örtülmüştür. İçeriyi kubbe
feneri ile duvarının sağına ve soluna dörder
dipteki duvarda ise, üç olmak üzere yukarılara
açılmış mazgal biçiminde iki pencere
aydınlatmaktadır. Bunlardan başka ışık ve hava
alacak yeri yoktur.
Çok sağlam durumda iç portal,
daha kuvvetli rölyefler halinde geometrik yıldız geçmeler
ve rozetlerle işlenmiştir. Karatayhanın
iç portali bunu örnek alarak aynen
tekrarlamıştır. Bu iki portalin Alaaddin
Keykubat zamanında, hol kısımlarıyla birlikte
tamamladığına bir işarettir. Mukarnaslı tromplar
üzerine oturan kubbe, süslemeleriyle holdeki
sade taş minareyi canlandırır. Kubbenin külahı
yıkılmıştır. |