|
İSLAM ESERLERİ
1.ULU CAMİ (KARAMANOĞLU CAMİİ )(Merkez)
Yığma bir tepe üzerinde bulunan caminin
kitabesinde,1408-1409 yıllarında Karamanoğlu Mehmet Bey
tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey'e yaptırıldığı
yazılıdır. Anadolu Selçuklu Beyliklerinin tipik
süslemeleri ile bezenmiş batı portali ile iç mekana ve
doğu kale duvarlarına girilen,diğer yanda sağlam
payandalarla desteklenen cami,yatık dikdörtgen bir plana
sahiptir. Mehmet Bey' in oğlu İbrahim Bey zamanında
1482-1483'de büyük tamiratlar görmüştür. Bugünkü minaresi
1925'te yapılmıştır.

2.EĞRİ MİNARE (KIZIL MİNARE) (MERKEZ)
Selçuklu dönemine ait olup,1221-1236
yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kırmızı tuğladan
yapıldığı için Kızıl Minare olarak anılmaktadır. Dört köşe
bir kaidenin üzerine oturtulan silindirik gövde,ince bir
silme ile iki kısma bölünmüş,alt kısmı mavi ve yeşil çini
mozaiklerle kaplanmıştır. Minare yıkılma tehlikesi ile
karşı karşıya olması nedeniyle 1973 yılında çelik
halatlarla bağlanmıştır. Yanındaki cami, sonradan
yapılmıştır. .
3-TAPDUK EMRE TÜRBESİ (Tapduk Emre
köyü)
Aksaray İlinin kuzeyinde 20 km. mesafede
bulunan köy,Küçük Ekecik Da-ğı'nın eteğinde kurulmuş olup Tapduk
Emre'ye ait olduğu söylenmektedir. Çevre tanzimi ve
tanıtım levhalarına ihtiyaç vardır. Dağ eteğinin en üst
kısmında ise son yıllarda yeniden çevre düzenlemesi
yapılan cami ve türbe bulunmaktadır. Tapduk Emre'ye ait
olduğu söylenen mezar bozulmadan üst kısmına taş sanduka
yapılmıştır. Somuncu Baba Türbesi
4-ŞEYH HAMİD-İ VELİ (Somuncu Baba)
TÜRBESİ (Merkez)
Aksaray merkezi içinde kuzeydoğu tarafında II.
Kılıçarslan Tepesi eteğinde Ervah Kabristanlığı içinde
bulunmaktadır. Şeyh Hamid-i Veliye ait türbe açık bir
türbedir. Mezarı burada bulunmaktadır. Mezarı mermerden
yapılmış olup, H.815-M.1412 yazısı bulunmaktadır. Ayrıca
torunları ve yakınlarına ait mezarlarda buradadır. Solda
ikinci kubbenin olduğu kısmında demir kapıyla türbedar
odasına girilir. Türbedar odasındaki iç kısıma
geçildiğinde 1.5 x 1.5 m. ebadında tek gözlü penceresi
olan çilehane yer almaktadır. Açık türbenin arka kısmında
Şeyh Hamid-i Veli'nin itikafhanesi yer almaktadır. Demir
kapı açıldığında hafif meyilli dehliz görünümlü bir yer
karşımıza çıkmaktadır. Merdivenle inilen bu uzun
koridordan arka duvarın kuzeyinde iki,doğusunda bir adet
niş bulunmaktadır. Bu dehliz koridorun önü kapatılmış arka
kısmındaki 2 x 1.30 m ebadındaki odaya 70 x 40 cm.
ebadında son derece küçük ve ancak diz çöküp eğilmek
suretiyle girebilecek olan bir kapıdan girilmektedir.
Yapıda günümüze ulaşan iki tane mezar taşı vakfiyesi
bulunmaktadır.
5.KILIÇARSLAN TÜRBESİ (Merkez)
Aksaray merkezde olup 1 km. mesafede İlin
doğusunda hakim bir tepede yer almaktadır. Tepe üzerinde
türbe ve yazlık köşk olarak kesme taştan yapılmış iki
bölümden ibarettir. Türbe içerisinde Sultan II.
Kılıçarslan'ın ve IV. Kılıçarslan'ın iç organları
gömülüdür. Selçuklular döneminde yapılmış sonradan
onarılmıştır. Elektrik,su ve çevre düzenleme çalışmaları
bitirilmiş,ağaçlandırma çalışmaları devam etmektedir. Yolu
stabilizedir.
6.YUNUS EMRE TÜRBESİ (Ortaköy-Reşadiye
Köyü)
Aksaray İlinin Ortaköy İlçe merkezine 20
km. mesafede Reşadiye köyündedir. Türbenin bulunduğu
tepe,halk tarafından ziyaret tepesi olarak bilinmektedir.
Türbenin düzgün alana oturtulması amacıyla önce taştan bir
podyum hazırlanmıştır. Podyum üzerine güney tarafa türbe
inşaa edilmiş kuzey kısmı duvar ile çevrilmiştir. Türbeye
giriş batıdan olup, üç basamakla çıkılmaktadır. Türbenin
500 m. doğusunda çilehane bulunmaktadır. Yolu asfalt olup,
çevre düzenlemesi yapılmıştır.
7.KAYA CAMİ (Güzelyurt İlçesi)
Güzelyurt İlçe merkezindedir. XIV. yy.'
dan kalmış olduğu sanılan cami,Hristiyan ve Müslümanlar
tarafından kullanılmıştır. Büyük bir kısmı kaya oymadan
yapılan camide ayrıca,tonoz örtü sistemi ile inşaa edilmiş
bir bölüm mevcuttur. Caminin onarıma ihtiyacı vardır.
8.SELİME SULTAN TÜRBESİ (Selime Köyü)
Selime köyünde bulunan türbe,gerek mimari,
gerekse dekoratif yönden erken devir özelliklerini
göstermektedir. Anadolu'da seyrek görülen eserlerden
olup,gövdesi sekizgen kaideli ve külahlıdır. Türbede taş
ve tuğla işçiliği iç içedir. Mimari stili ve malzemeleri
yönünden XIII. asrın başlarına tarihlenmektedir.
|