|

Yeraltı Şehirleri
YERALTI ŞEHİRLERİ
İldeki yeraltı şehirleri genellikle Güzelyurt ve
Gülağaç ilçelerinde yoğunluk kazanmakla birlikte, gerek
merkez ilçe ve gerekse Ortaköy' de de yeraltı şehrine
rastlamak mümkündür. Güzelyurt ilçe merkezi ve manastır
vadisinde üç adet açık yeraltı şehri vardır. Gülağaç ilçesinde
Saratlı yeraltı şehri açılarak, aydınlatılmıştır. Merkez
ilçedeki Topakkaya kasabası Rumdüğünü ve Yalman yeraltı
şehirleri ile Ortaköy ilçesi Ozancık kasabası
yakınlarındaki Ersele yeraltı şehri ile Eskil ilçesi
Eşmekaya Kasabasındaki Kırkdam yeraltı şehri henüz
açılmamıştır.

YEŞİLOVA (ACEMHÖYÜK)
Yeşilova Aksaray'ın 18 km.
kuzeybatısındadır. Kasaba, adını burada bulunan höyükden,
höyük ise, Yavuz Sultan Selimin Çaldıran seferinden sonra,
Azerbaycan'dan getirdiği aileleri buraya iskan etmesinden
sonra, halkına acem denilmesinden Acemhöyük ismini
almıştır. Yeşilova (Acemhüyük) Höyük, MÖ.3000'de iskan
görmüş, en parlak devrini MÖ.2000-1750 yıllarında
yaşamıştır. Şehrin o zamanki ismi kesin olarak
bilinmemekle beraber,yerli ve yabancı bilim adamları
tarafından BURUŞHANDA olduğu sanılmaktadır. Höyük, 1948
yılından beri Önasya Arkeoloji prof.'lerinden Prof. Nimet
ÖZGÜÇ tarafından sistemli bir şekilde kazılmaktadır.
Kazılar neticesinde Asur ticaret kolonileri devrine ait
büyük bir saray ve deposu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca
gaga ağızlı testiler, mühürler, seramikler bulunmuştur.
Höyükten çıkan eserlerin bir kısmı Ankara Anadolu
Medeniyetleri müzesinde, Aksaray Müzesinde ve Niğde
müzesinde sergilenmektedir.
AŞIKLIHÖYÜK
Aşıklı Höyük Kızılkaya Köyü'nde, köyün
1km. kadar güneyinde Melendiz Irmağı kıyısında yer
almaktadır. Aksaray'ın 25 km güneydoğusundadır. Burada
l989 yılından beri Prof. Dr. Ufuk Esin başkanlığında
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya
Anabilim Dalı öğretim üyeleri,öğrencileri tarafından
arkeolojik kurtarma kazıları yapılmaktadır. Çünkü Mamasın
Baraj gölünün su seviyesi yükseltildiğinde Aşıklı Höyüğün
kısmen batı ve kuzey yamaçları su altında kalacaktır.
Aksaray Kapadokya' sında volkanik tüflü bir arazi içinde
yer alan Aşıklı'da ilk yerleşmeler M.Ö.8 binyılda
(günümüzden onbinyıl önce) başlamıştır. Aşıklı Höyük
Anadolu ve Yakındoğu'da Akeramik Neolitik dönem'e ait en
eski "ilk köy yerleşimlerini" sergileyen en önemli ören
yerlerinden biridir. Burada bulunan kültürün benzeri ise
henüz bulunamamıştır. Aşıklı orta büyüklükte bir höyüktür.
Höyükte yukarıdan aşağıya, 2. kültür tabakası ve ona ait
alt evrelerdeki köy yerleşmeleri gün ışığına çıkarılmış,
yaşayan insanlar konutlarını kerpiçten yapmışlardır.
Konutlar genelde dar geçitlerle birbirlerinden ayrılan
mahallelerden oluşmaktadır. Bazı konutlar tek,bazıları da
2-3 odalıdır. Odalardan birbirine geçilmesini sağlayan
kapı aralıkları vardır. Ancak konutlardan geçit ve
avlulara çıkışı sağlayan kapılar yoktur. Konutlara damdan
taşınabilir bir merdiven yardımıyla girilmektedir.
Konutlar dörtgen kare,yamuk planlıdır. Bazen bir duvarları
dışbükeydir. Genelde tabanları ve duvarları çamurla
sıvalıdır. Birçoğunda çakıl taşı döşeli,üstleri kerpiç
sıvalı ocak yerleri vardır. Ayrıca çöplerini belirli geniş
alanlara atmışlar,sonra da bunları yakmışlardır. Yerleşme
belirli adeta kentsel bir dokuyu anımsatan bir düzende
planlanmıştır. Güneyde geniş çakıllı bir yol yerleşmeyi
ikiye ayırır. Çakıllı yolun güneybatısında tabanları ve
duvarları aşıboyalı bir tapınak ve müştemilatı ile
sundurmalı büyük bir bina yer alır. Sundurmalı binanın
kuzey duvarı en eski "sandık duvar" sisteminde
yapılmıştır. Doğuda ise yerleşmeyi sınırlayan
kıvrımlı,taştan,anıtsal bir çevre duvarının bir kısmı gün
ışığına çıkarılmıştır. Çevre duvarına da çakıllı bir
yoldan gelinmektedir. Köye giriş buradan olmalıdır. Çevre
duvarının iç kısmındaki konutlar ise genelde taş
temellidir. Bazılarının duvarları ise taşla kerpiçin
birlikte örülmesi ile yapılmıştır. Aşıklı insanları
günümüzden on bin yıl önce, zaman zaman ölülerini
konutlarının altına açtıkları çukurlara gömmüşlerdir.
Aşıklı'da yaşayan insanlar ilk kez burada çeşitli
buğday,arpa ve mercimekgillerin tarımını yapmışlardır.
Ancak en yoğun uğraşları avcılıktır. O zamanlar Melendiz
Vadisinde bulunan yabani koyun, keçi, domuz, sığır, geyik,
tavşan, kuş gibi hayvanları yoğun bir şekilde
avlamışlar,bunların etini yemişler,derisinden ve
kemiğinden yararlanmışlardır. Obsidien denen doğal camdan,
hayvan kemiğinden ve taştan aletlerin çoğu bu insanların
deri işlediklerini, bu hayvanları avladıklarını
göstermektedir. Aletlerin çoğu obsidienden yapılmıştır. Obsidieni Kömürcü, Nenezi,
Kayırlı gibi çevredeki volkanik patlamalarla oluşan
yataklardan getirerek aletlerini yapmışlardır. En çok
bulunan aletler obsidienden kazıyıcılar,rendeler ve
kemikten delicilerdir. En eski beyin ameliyatı (trepenation)
Aşıklı'da genç bir kadın kafatasında saptanmıştır. Ayrıca
bir başka kadın çene kemiğinde de ilk otopsi izleri
bulunmuştur. Bazı iskeletlerin boyunlarında rastlanan
kolye boncukları arasında doğal,tavlanmış bakırdan
yapılmış olanlar vardır. Bu Aşıklı'da yaşayanların bu
kadar eski bir zamanda bakırı işlemeyi bildiğini
göstermesi yönünden önemlidir.

|